Kira sözleşmelerinde uygulanan %25’lik zam sınırının sona ermesiyle kira artışları yeniden 12 aylık ortalama TÜFE oranına göre belirlenmeye başladı.
İçindekiler
Türk Borçlar Kanunu hem mülk sahiplerinin hem de kiracıların haklarını korumayı amaçlar. Bu kapsamda konut ve iş yeri kiraları yıldan yıla yasal artış sınırları içerisinde güncellenir. Düzenlemelerin temel amacıysa konut piyasasında oluşabilecek aşırı fiyatlanmayı önlemek ve kiracılar ile ev sahipleri arasındaki dengeyi korumaktır.
Bu rehberde, kira artışının ne anlama geldiği, hangi yasal maddelere dayandığı, kira artış oranının nasıl hesaplandığı ve kiracı-mülk sahibi anlaşmasının nasıl yapılacağı gibi tüm bilgiler güncel mevzuata uygun şekilde açıklanmaktadır.
Kira artışı, taşınmazlar için ödenen aylık bedelin kanuni sınırlar dâhilinde belirli dönemlerde yükseltilmesi anlamına gelir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Kira Bedeli” başlıklı bölümünde bu artışın nasıl yapılacağı detaylı biçimde açıklanır. Yasanın 344. maddesine göre kira artış oranı bir önceki yılın 12 aylık TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ortalaması dikkate alınarak belirlenir ve bu oranın üzerine çıkılamaz.
Düzenleme hem kiracıların aşırı zam baskısından korunmasını hem de mülk sahiplerinin taşınmazlarının değerini enflasyona karşı koruyabilmesini amaçlar. Ayrıca kira artışı, konut veya iş yeri için ödenen mevcut kira bedelinin, yasal enflasyon oranları dikkate alınarak yeniden belirlenmesi sürecidir. Kural, süre sınırı olmaksızın 1 yıldan uzun kira sözleşmelerinde de geçerlidir.
Finansal dengeyi korumak amacıyla yapılan kira artışının temel nedeni, ekonomik koşulların sürekli değişmesidir. Bu koşullar hem konut sahiplerini hem de kiracıları doğrudan etkiler. Artışın en önemli belirleyicisi ise enflasyondur.
Fiyatların genel düzeyindeki sürekli yükseliş anlamına gelen enflasyon, taşınmazların bakım maliyetlerini, hizmet bedellerini ve vergileri artırır. Bu nedenle mülk sahipleri, taşınmazın gerçek değerini koruyabilmek için enflasyon oranını kira artışına yansıtır.
Enflasyonun yanı sıra kira fiyatlarını etkileyen diğer faktörler ise şunlardır:
Kira artışı; enflasyon, piyasa dengesi, maliyetler ve taşınmazın değerini koruma amacıyla yapılan doğal ve yasal bir güncelleme sürecidir.
Güncel Konut Kredisi Faiz Oranları!
Kira artış oranı, taşınmazlar için ödenen aylık kira bedelinin yeni dönemde ne kadar olacağını belirleyen en kritik ekonomik göstergedir. Türkiye’de bu oran, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından her ay açıklanan 12 aylık ortalama TÜFE değişim oranına göre hesaplanır.
Mevcut 12 Aylık TÜFE Ortalama Oranı (3 Nisan 2026 itibarıyla TÜİK verisi) : %32.82
Kira sözleşmeleri genellikle 1 yıllığına yapılır ve bu sözleşmelerde kiracının aylık/yıllık ödeyeceği tutar açıkça belirtilir. Sözleşme süresi dolduğunda yeni dönem kira bedeli güncel TÜFE oranı dikkate alınarak yeniden düzenlenir. Böylece kiracının aşırı zam baskısı altında kalması engellenir. Mülk sahibinin de taşınmazının ekonomik değerini koruması sağlanır.
TÜFE’ye göre belirlenen kira artış oranı:
Kira artış oranı sadece bireysel kiracıları ve ev sahiplerini değil aynı zamanda:
Örneğin; yüksek enflasyon dönemlerinde açıklanan TÜFE ortalamaları da yüksek olur. Bu durumda kira artış oranı yükselir. Dolayısıyla konut piyasasında genel kiralama maliyetleri de artar. Tam tersi senaryoda ise enflasyonun düşmesiyle kira zam oranları da düşüş gösterir.
Kira artışı yapılırken TÜFE 12 aylık ortalamasının üzerine çıkılabilmesi mümkün değildir. Ev sahibi ve kiracı anlaşmış olsa bile Türk Borçlar Kanunu gereği artış yasal üst sınırı aşamaz. Bu sınır özellikle son yıllarda kira piyasasındaki ani fiyat artışlarının dengelenmesinde kritik bir rol oynamıştır.
Kira artış oranı, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 12 aylık ortalama TÜFE verisine göre belirlenir. Bu oran kullanılarak kira artışı ve yeni kira bedeli hesaplanır. Kira artışı hesaplama işlemi oldukça basittir. Kiracının ödediği mevcut kira bedeli ile TÜFE oranının çarpılmasıyla artış tutarı bulunur.
Kira Artışı Hesaplama Formülü:
Kira Artışı = Mevcut Kira Bedeli x (TÜFE 12 Aylık Ortalama / 100)
Yeni Kira Bedeli = Mevcut Kira Bedeli + Kira Artışı
Türkiye’de 12 aylık ortalama TÜFE, 3 Nisan 2026 itibarıyla %32,82 olarak hesaplanmaktadır. 10.000 TL kira üzerinden yapılan örnek hesaplama:
Türk Borçlar Kanunu’na eklenen geçici madde ile kira artışları 11 Haziran 2022 - 1 Temmuz 2024 arasında en fazla %25 olarak uygulanıyordu. Bu sınırlama sona erdiği için artık kira artışı yalnızca TÜFE 12 aylık ortalamaya göre yapılmaktadır. Aynı ev için %25 sınırı geçerli olsaydı artış en fazla 2.500 TL olabilirdi; yeni kira ise 12.500 TL ile sınırlı kalırdı.
Kira artışının nasıl uygulanacağı hem kiracı hem de mülk sahibi açısından sorumluluk içeren bir süreçtir. Bu süreç Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi ile düzenlenir. Artışların yasal sınırlar içinde yapılmasını güvence altına alır. Kira artışı yapılırken temel ölçüt, TÜİK tarafından açıklanan 12 aylık ortalama TÜFE oranıdır.
Kira artışının hangi aşamalardan oluştuğunu ve tarafların bu süreçte nasıl ilerlemesi gerektiğini gösteren temel adımlar şunlardır:
Bu yönleriyle kira artışı süreci hem kiracıyı hem de mülk sahibini koruyan bir denge mekanizması oluşturur.
Kira artışı sürecinin sağlıklı ve sorunsuz ilerlemesi için en önemli aşamalardan biri, mülk sahibi ile kiracı arasındaki karşılıklı anlaşmadır. Türk Borçlar Kanunu bu sürecin adil ve ölçülü gerçekleşmesi için belirli kurallar koyar. Taraflar, kira sözleşmesinin yenilenme döneminde bir araya gelerek yeni kira tutarı üzerinde konuşabilir. Yasal sınırlar doğrultusunda güncelleme yapabilir.
İlk olarak mülk sahibi, kiracıya yeni dönem için düşündüğü kira artışını iletir. Bu artışın TÜFE 12 aylık ortalamasını aşmaması zorunludur. Mülk sahibinin talep ettiği zam oranı, yasal üst sınırı geçmediği sürece müzakere edilebilir. Kiracı ve ev sahibi, TÜFE’nin altında bir artışta da serbestçe anlaşabilir. Bu durum tamamen iki tarafın iyi niyetli iletişimine bağlıdır.
Taraflar bir oran üzerinde mutabık kaldıktan sonra bu artışın yazılı olarak kayıt altına alınması tavsiye edilir. Mevcut kira sözleşmesine ek madde eklenebilir veya yeni sözleşme düzenlenerek artış resmileştirilebilir. Yazılı kayıt, ileride doğabilecek anlaşmazlıkları önler. İki taraf için de hukuki güvence sağlar.
Eğer taraflar kira artışı konusunda uzlaşmaya varamazsa Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi devreye girer. Bu maddeye göre, kira tutarı TÜFE’nin 12 aylık ortalamasını geçmemek kaydıyla hâkim tarafından hakkaniyet ilkesine göre belirlenebilir. Bu aşamada taraflardan biri, gerektiğinde kira tespit davası açarak yeni kira bedelinin mahkeme kararıyla netleşmesini talep edebilir.
Türk Borçlar Kanunu, kira artışını zorunlu kılmaz. Ancak yapılacak zamların belirli sınırlar içinde kalmasını şart koşar. Bu nedenle kira artışı, tarafların kendi aralarında serbestçe belirleyebilecekleri bir konu gibi görünse de yasal çerçevenin dışına çıkılması mümkün değildir. Önemli olan, artışın TÜFE 12 aylık ortalama oranını aşmaması ve kiracı aleyhine bir durum yaratılmamasıdır.
Kanun, konut ve iş yeri kiralarında yapılacak artışlarda kiracıyı koruyan bir yaklaşım benimser. Kiracı ve mülk sahibi isterlerse artış oranını TÜFE’nin altında belirleyebilir. Ancak kiracı aleyhine olacak şekilde TÜFE’nin üstünde bir artış yapılamaz. Böyle bir artış geçerli sayılmaz. Bu yönüyle yasa, kira artışının hem ekonomik gerçeklere hem de toplumsal dengeye uygun şekilde yürütülmesini amaçlar.
Ayrıca Türk Lirası üzerinden düzenlenen kira sözleşmelerinde 5 yıl kuralı devreye girer. Taraflar arasında anlaşma olup olmadığına bakılmaksızın, kira sözleşmesi beş yılı aşmışsa hâkim;
Bu düzenleme özellikle uzun süre düşük kira ile oturan kiracıların durumunda hem kiracıyı hem de mülk sahibini dengeleyen bir çözüm üretir.
Döviz cinsinden yapılan kira sözleşmelerinde ise durum farklıdır. 6098 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine göre döviz üzerinden ödenen kiralarda ilk 5 yıl boyunca artış yapılamaz. Sadece istisnai durumlarda, “Aşırı İfa Güçlüğü” başlıklı madde kapsamında taraflardan biri değişiklik talep edebilir. Ekonomik dalgalanmaların yoğun olduğu dönemlerde döviz kuru farkı nedeniyle bu madde sıkça gündeme gelebilir.
Kanun tarafından belirlenen oranlar; kiracıyı koruyan, mülk sahibinin taşınmaz değerini dengede tutan, piyasa koşullarını gözeten bir çerçeve sunar. Kira artışı zorunlu olmasa da yapılacak her artışın TÜFE sınırı ve 5 yıl kuralı içinde değerlendirilmesi gerekir.
Kira bütçenizi planlarken kredi ve kredi kartı seçeneklerini karşılaştırmak isterseniz, HangiKredi’nin güncel araçlarını kullanarak en avantajlı finansal çözümleri kolayca bulabilirsiniz.
Eviniz Depreme Dayanıklı mı?
İhbarlı Mevduat Hesabı Nedir?
Yatırım için Gayrimenkul Doğru Seçenek mi?
Yorum Yazın
Konuyla ilgili sormak ya da eklemek istedikleriniz için yorum bırakabilirsiniz.